|

TMMOB Ahmet Türke Yapılan saldırı ile ilgili basın açıklaması yaptı, TMMOB Van İKK adına başkanımız Şemsettin Bakır tarafndan metin okundu.
Basına ve Kamuoyuna…
Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.
Kürt siyasetinin önderlerinden Sayın Ahmet Türk, etnik kimliğinden dolayı Samsun’da yumruklandı. Bu faşist saldırıyı ve bu faşist saldırıyı bireysel bir eylemmiş gibi çizilen çerçeveyi ve anlayışı nefretle kınıyoruz. O alçak saldırının kameralar önünde, gerekli önlemi almayan onlarca polisin arasında yapılıyor olması, haliyle bir organize halin ortada olduğunu gösteriyor. Bu saldırı kalleşçedir, ama tek kişinin yaptığı bir kalleşlik olduğuna kimseyi inandıramazlar. Bu ülkede Sayın Ahmet Türk güven içinde dolaşamazsa, kimse güven içinde dolaşamaz demektir.
Birkaç ay önce İzmir’de kuaförde süslendikten sonra fotoğraf makinelerine poz vererek, Ahmet Türk ve beraberindekileri ellerinde koca taşlarla sözüm ona protesto eden kişilerin gözaltına alınmamış olması, Kürt olduğu bilinen kişilere her türlü saldırı, yumruk, taş ve kurşun atanlar hiçbir şekilde cezalandırılmıyor olması, Samsun’daki bu saldırıya zemin hazırlamıştır. Bu saldırılar devlet yetkililerinin teşvik edici görmezden gelen tutumlarından kaynaklandığı ortadadır.
Samsun adliyesi önünde ortaya atılan sloganlara bakıldığında direk sayın Ahmet Türk'ü hedef alma biçimine baktığımızda üst düzey bir örgütlenme olduğunu göstermektedir. Bu anlamda orda atılan sloganlar "Burası Karadeniz siz giremezsiniz" mantığını birileri farklı bir yerde birilerine gösterebilir.
Hiç kimse Sayın Türk'e yapılan saldırıyı bireysel, münferit olarak değerlendirmemelidir. Saldırının organize olduğu, saldırganın güvenlik mensuplarından cesaret aldığı son derece açık ve ortadadır. Olayın Samsun'da gerçekleştirilmesi anlamlıdır. "Karadeniz halkıyla, Kürtleri, Türkleri birbirine düşürecek bir provokasyon hesaplanmışsa, her şeyden önce, halklarımız bu provokasyonu boşa çıkarmalıdır. Yapacağımız her etkinlik ve eylemin temel sloganı, yine halkların kardeşliği olmalıdır. Hiç bir ırkçı saldırı, halklarımızın arasına düşmanlık tohumu ekilmesine ve etnik bir çatışmaya doğru götürmesine fırsat yaratamayacaktır
Samsun’da ki güvenliğin kayıp halkası kimlerin elindedir? İki halk arasındaki bu hassas bağın kopma ihtimalini bir yumruğa kurban eden kimlerdir? Sayın Ahmet Türk’ün, Kürt halkı üzerindeki etkisi bu denli görmezden gelinmiş olabilir mi sizce? Hrant Dink de bu şekilde öldürülmüştü hatırlarsanız. Bu cinayetin öncesi ve sonrasını hepimiz biliyoruz. Mide bulandırıcı bir şekilde Türk-İslam sentezini anlatmaya çalışırken, “abdest aldım onu vurmadan önce” demişti Hrant’ın katili.
Sayın Ahmet Türk’e atılmış yumruğu Kürt halkı kendine atılmış saymaktadır. Bu saldırıyı sözde değil özde soruşturmak zorundadır yetkililer. Bu organize saldırının maşa tutucuları ortaya çıkarılmazsa, böyle vahşi saldırıların arkası gelmeyecektir. Ve Kürt halkı bir kez daha yarayı kendi imkânlarıyla tedavi etmek isteyecektir. Son birkaç yıldır bu deli gömleği giymiş saldırganlık merkezinden ateşlenmişti. Cumhuriyet siyasetçileri Kürtlere, Kürtlerin çocuklarına karşı gün yirmi dört saat taarruzdaydı. Ne zaman kardeşlikten söz edilse, ne zaman barıştan söz edilse bir yerden fitil ateşlenir ve birkaç evi yangın yerine çevirilerdi. Bu genellikle Kürtlerin evleri olurdu. Kürtlerin işyerlerine saldırılır, okul okuyan çocukları dövülür-sövülürdü.
Demokrasi kültürünü benimsemiş Kürtlerin geleneklerinde sabır Eyüp Peygamberin sabrına denktir. Siyaset yaptıkları partilerine defalarca taciz gerçekleşti, kurşunlandı, bombalandı, kapatıldı ama hep bir yol vardır deyip barışın, kardeşliğin ve çatışmasızlığın sağlayacağı o mistik havaya yürüdüler.
Sayın Ahmet Türk bir partinin genel başkanıyken ve insanlık uğruna ölümlere gidip geldiği, gözünden sakındığı, barışı kovalayan vekillerini 12 eylül yasaları onları yolundan etmeye çalıştı. Koltuğundan etmeye çalıştı. O yine temkinli, yine soğukkanlı olmayı tercih etti. Amacı Türkiye halklarının insanca yaşam hakkını yüksek sesle duyurmaktır. Onu yolundan etme gayretleri yetmedi, partisinin belediye başkanlarını bir bir gözaltına aldılar, plastik kelepçelerle cezaevlerine yolladılar. Yetmedi! Partilerini kapattılar. Yetmedi! Çocuklarının kafalarını dipçikle ezdiler, kollarını kırdılar. Mahkeme mahkeme süründürdüler. Daha dün Hakkari’de polis tarafında haşat edilen çocuğun gözaltına alınma şekli ve annesinin feryatları dünya kamuoyunca izlendi. Kürtlere her şeyi yasak ettiler. Siyaset yasak, konuşmak yasak, yaşamak yasak deyip faşist, sadist ruhlu saldırganlar yarattılar. Şimdi o yaratıklara yol verip saldırtıyorlar.
Sayın Ahmet Türk’ün kırılan burun kemiği bir halkın onurudur. Kimse unutmasın! Unutulan her an kaybedilen insanlığın bir gün hatırlatılacağının zamanı olacak. İşte o zaman bu zamandır. Aciz olanlara insanlık dersi vermek erdemliliktir. Diyerek tekrar Ahmet Türk’e yapılan saldırıyı kınıyor Türkiye’deki tüm demokratik güçleri demokratik yoldan tepkilerini göstermeye çağırıyoruz
TMMOB VAN İKK ADINA
Şemsettin BAKIR İMO Van Şube Başkanı
Necip ALTUNLİ ZMO Van Şube Başkanı
Altan ÖZTÜRK JMO Van İl Temsilcisi
Süleyman BALKAN EMO Van İl Temsilcisi
Hüsnü UÇKAN MMO Van İl Temsilcisi
Cevat BOZ KMO Van İl Temsilcisi
Ümit KESER HKMO Van İl Temsilcisi
Emrullah ATEŞ GMO Van İl Temsilcisi |